GHG Protokolü ve ISO 14064

GHG Protokolü ve ISO 14064

GHG Protokolü ve ISO 14064

GHG Protokolü emisyonları üç kapsama böler. Bu ayrım, organizasyonun emisyon kaynağıyla olan ilişkisini sorgulamak üzerine kurulmuştur: kaynak doğrudan mı kontrolünüzde, yoksa dolaylı bir bağ mı var? Kapsam 3 kendi içinde 15 alt kategoriye ayrılır ve bu alt kategoriler hem yukarı akış hem de aşağı akış emisyonlarını sistematik biçimde sınıflandırır.

ISO 14064-1 ise aynı soruyu altı kategoride yanıtlar. GHG Protokolü'nün Kapsam 1 ve 2'si doğrudan ISO'nun Kategori 1 ve 2'siyle örtüşür. Asıl fark bundan sonra başlar: GHG Protokolü'nün Kapsam 3 çatısı altında topladığı tüm dolaylı değer zinciri emisyonları, ISO'da Kategori 3, 4, 5 ve 6 olarak dört ayrı gruba ayrılır. Bu ayrım analitik bir tercih değil metodolojik bir zorunluluktur; değer zincirinin farklı yönleri ve nitelikleri birbirine karıştırıldığında hem ölçüm hem de müdahale noktaları bulanıklaşır.

Kategori 1 / Kapsam 1: Doğrudan emisyonlar

Her iki çerçevede de en net tanımlanan kategori budur: organizasyonun sahip olduğu veya kontrol ettiği kaynaklardan doğrudan salınan emisyonlar. Siz yakmışsınızdır, siz salmışsınızdır.

Bir fabrikanın kendi kazanlarında doğalgaz yakması, şirket araç filosunun dizel tüketimi, üretim süreçlerinde kimyasal reaksiyonlar sonucu açığa çıkan gazlar ve soğutma sistemlerinden kaçan soğutucu akışkanlar bu kategoriye girer. Soğutucu akışkan sızıntıları özellikle sinsi bir kaynaktır; miktarları küçük görünse de GWP değerleri son derece yüksek olduğundan toplam emisyon tablosunda ciddi yer tutabilirler.

Kategori 1 hesaplanırken önce tüm yanma noktaları ve proses kaynakları envantere çıkarılır, ardından her kaynak için gerçek tüketim verileri toplanır. Yakıt cinsi ve yakmanın gerçekleştiği cihazın özellikleri emisyon faktörünü doğrudan etkiler. Ölçüm yerine tahmin yapıldığında bu katmanlı belirsizliğin metodoloji notlarında şeffaf biçimde açıklanması gerekir.

GHG Protokolü ve ISO 14064

GHG Protokolü ve ISO 14064

Kategori 2 / Kapsam 2: İthal edilen enerji emisyonları

Organizasyonun satın aldığı elektrik, ısı veya buharın üretilmesi sırasında başka yerlerde salınan emisyonlardır. Fiziksel olarak duman sizin bacadan çıkmaz, ancak ekonomik sorumluluk size aittir.

Burada kritik bir metodolojik ayrım devreye girer: konum tabanlı ve pazar tabanlı yöntem. Konum tabanlı yaklaşım, tesisin bağlı olduğu elektrik şebekesinin ortalama emisyon yoğunluğunu kullanır. Pazar tabanlı yaklaşım ise organizasyonun yenilenebilir enerji sertifikası satın alıp almadığına, doğrudan yeşil enerji sözleşmesi yapıp yapmadığına bakar. Aynı fabrika, aynı elektriği tüketirken raporladığı Kategori 2 değerini sertifika alarak sıfırlayabilir.

Kategori 3: Taşıma ve dağıtım kaynaklı dolaylı emisyonlar

ISO bu kategoriyi GHG Protokolü'nden farklı olarak bağımsız bir alan olarak tanımlar. Organizasyonun sahip olmadığı ya da kontrol etmediği taşıma araçlarından kaynaklanan tüm emisyonlar burada raporlanır. Tedarikçiden fabrikaya gelen malın nakliyesi, ürünün müşteriye ulaştırılması, çalışanların iş seyahatleri ve işe geliş-gidiş yolculukları bu kategoriye dahildir.

Bu ayrımın pratik önemi büyüktür. Bir e-ticaret şirketi ya da global tedarik zincirlerine bağımlı bir üretici için taşıma emisyonları toplam ayak izinin baskın kalemi olabilir. Bunları genel bir dolaylı emisyonlar havuzunda eritmek yerine ayrı izlemek, lojistik optimizasyonu, tedarikçi seçimi ve rota planlaması gibi somut müdahale alanlarını görünür kılar.

Kategori 4: Organizasyonun kullandığı ürün ve hizmetlerden kaynaklanan dolaylı emisyonlar

Bu kategori, organizasyonun satın aldığı ürün ve hizmetlerin üretilmesi, işlenmesi süreçlerinde başka yerlerde salınan emisyonları kapsar. Hammadde ve ara ürün tedariki, satın alınan makine ile ekipmanın üretimi, operasyonlardan kaynaklanan atıkların bertarafı bu kategoriye girer.

Kategori 4, değer zincirinin "içeri giren" tarafıdır. Organizasyon bu emisyonlar üzerinde doğrudan kontrol sahibi değildir; ancak tedarikçi seçimi, satın alma politikaları ve tedarik zinciri dönüşümü yoluyla dolaylı olarak etki edebilir. Bu nedenle tedarikçi veri kalitesi ve tedarikçi düzeyinde emisyon takibi, Kategori 4 hesaplamalarının en kritik metodolojik sorunudur.

Kategori 5: Organizasyonun ürünlerinin kullanımıyla ilişkili dolaylı emisyonlar

Kategori 4'ün tam karşısında duran bu kategori, değer zincirinin "dışarı çıkan" tarafını ele alır. Organizasyonun üretip sattığı ürünlerin müşteri tarafından kullanılması ve ömrünü tamamlamasının ardından bertaraf edilmesi sırasında oluşan emisyonları kapsar. Bir beyaz eşya üreticisinin sattığı buzdolabının 15 yıl boyunca tükettiği elektrik, bir otomobil üreticisinin müşteri filosunun yaktığı yakıt, ürünlerin kullanım sonrası bertarafı bu kategoridedir.

Kategori 5, pek çok sektör için toplam karbon ayak izinin en büyük kalemini oluşturur; ancak aynı zamanda ölçülmesi en zor olanıdır. Müşteri davranışları, kullanım süreleri ve coğrafi enerji karması gibi değişkenler organizasyonun doğrudan gözlemleyemediği parametrelerdir. Bu yüzden Kategori 5 hesaplamaları büyük ölçüde yaşam döngüsü analizine, istatistiksel kullanım modellerine ve sektörel varsayımlara dayanır.

Kategori 6: Diğer dolaylı emisyon kaynakları

Önceki beş kategoriye girmeyen tüm dolaylı emisyonlar için bir çerçeve kategoridir. Organizasyonun yapısına ve sektörüne özgü, standart şablonlara tam olarak uymayan dolaylı etkiler burada tanımlanır ve raporlanır. Kategori 6 kullanılırken çift sayım riskine karşı özellikle dikkatli olmak gerekir; bu kategorinin sınırları diğer kategorilerle örtüşmeye açıktır.

 

Telefon WhatsApp