GHG Protokolü Soru-Cevap Rehberi

  • Anasayfa
  • GHG Protokolü Soru-Cevap Rehberi

GHG Protokolü Soru-Cevap Rehberi

GHG Protokolü Soru-Cevap Rehberi

Scope 3 Emisyon Kategorileri ve Sektörel Uygulamalar

SORU: GHG Protokolü Kategori 1 emisyonlarını anlatır mısın?

Kategori 1: Satın Alınan Mal ve Hizmetler (Purchased Goods and Services)

Bu kategori, bir şirketin raporlama yılı içinde satın aldığı tüm ürün ve hizmetlerin üretiminden kaynaklanan "yukarı yönlü" (upstream) emisyonları kapsar. Yani tedarikçilerin, siz o ürünü satın alana kadar onu üretmek, işlemek ve size ulaştırmak için yaptıkları her şeyin sera gazı ayak izi buraya girer.

Neleri kapsar:

  • Hammaddeler (çelik, plastik, kumaş, kimyasallar vb.)
  • Üretim girdileri ve ara ürünler
  • Ofis malzemeleri, ambalaj, kırtasiye
  • Satın alınan hizmetler (danışmanlık, temizlik, BT hizmetleri, pazarlama, yazılım abonelikleri vb.)
  • Bunların üretimi için kullanılan elektrik, ısı, su gibi kaynaklar (tedarikçi tarafında)

Kategori 2 (sermaye malları) ile karıştırılmamalı: Kategori 1 tüketilen veya kısa sürede kullanılan mal ve hizmetleri; Kategori 2 ise makine, bina, araç gibi uzun ömürlü yatırım varlıklarını içerir.

Hesaplama yöntemleri (doğrudan yönteme gidildikçe hassasiyet artar):

  1. Tedarikçiye özgü yöntem — tedarikçinin gerçek ürün bazlı LCA verisini kullanmak (en doğru)
  2. Hibrit yöntem — bir kısmı tedarikçi verisi, bir kısmı ortalama veri
  3. Ortalama veri yöntemi — satın alınan miktar (kg, ton, adet) × sektör ortalaması emisyon faktörü
  4. Harcama bazlı yöntem — harcanan para (TL/USD) × parasal emisyon faktörü (en az hassas ama başlangıç için pratik)

Pratik not: Çoğu şirket için Kategori 1, tüm Scope 3 emisyonlarının en büyük payını oluşturur; özellikle imalat, perakende ve gıda sektörlerinde toplam kurumsal karbon ayak izinin %40-70'ine ulaşabilir. Bu yüzden tedarikçi angajmanı ve sürdürülebilir tedarik zinciri stratejileri genelde buradan başlar.

SORU: Satılan ürünlerin satışından kaynaklı emisyonlarda satış miktarı mı, üretim miktarı mı dikkate alınmalı?

GHG Protokolü'nde "satılan ürünler"le ilgili iki ayrı Scope 3 kategorisi var; önce hangisinin sorulduğunu netleştirmek önemli çünkü cevap değişebiliyor.

Kategori 11 – Satılan Ürünlerin Kullanımı (Use of Sold Products)

Bu kategoride satış miktarı esas alınır. Mantık şu: Emisyon, ürün son kullanıcının eline geçip kullanıldığında ortaya çıkar. Dolayısıyla raporlama yılında sattığınız ürün adedi × ürünün ömür boyu kullanım emisyonu formülü uygulanır. Stokta kalan veya henüz satılmamış ürünler buraya dahil edilmez — çünkü henüz kullanılmıyorlar.

Kategori 12 – Satılan Ürünlerin Ömür Sonu İşlemi (End-of-Life Treatment)

Burada da satış miktarı kullanılır. Aynı mantıkla: ürün satıldığında eninde sonunda atık olacaktır, o yüzden satılan miktar üzerinden hesaplanır.

Peki üretim miktarı ne zaman devreye girer?

Üretim miktarı daha çok Scope 1 ve 2 (kendi tesisinizdeki yakıt/elektrik tüketimi) ile Kategori 1 (satın alınan hammaddeler) hesaplarında dolaylı olarak belirleyicidir. Yani ürettiğiniz her birim için harcadığınız enerji ve hammadde oradan gelir — satılıp satılmadığına bakılmaksızın.

Özet mantık:

  • Ürünü üretirken harcadıklarınız → üretim miktarı (Scope 1, 2, Kategori 1)
  • Ürün müşteride kullanılırken/atılırken oluşanlar → satış miktarı (Kategori 11, 12)

Bir de pratik nokta: Eğer ürettiğiniz ama henüz satmadığınız bir stok varsa, onun üretim emisyonları zaten o yılın Scope 1-2 ve Kategori 1 hesaplarında görünür; Kategori 11-12'de görünmez — çift sayım olmaması için bu ayrım önemlidir.

SORU: Kategori 1'de satın aldığımız ama kullanmadığımız girdilerde durum nedir?

Temel kural: Satın alma esastır, kullanım değil.

Kategori 1'de raporlama yılında satın aldığınız tüm mal ve hizmetlerin üretim emisyonları hesaba katılır. O yıl içinde kullanıp kullanmadığınız, stokta bekletip bekletmediğiniz fark etmez. Yani 2025'te aldığınız ama 2026'da kullanacağınız hammadde, 2025 envanterinize girer.

Neden böyle?

Çünkü Kategori 1 aslında "tedarikçinin o ürünü sizin için üretirken saldığı emisyonlar"ı temsil eder. Siz satın alma emrini verdiğiniz anda o emisyon zaten atmosfere salınmıştır. Ürünü rafa koymanız ya da hemen kullanmanız, geçmişteki o emisyonu değiştirmez.

Pratik sonuçları:

  • Aldığınız ama bozulan/çöpe giden hammadde → yine Kategori 1'de kalır (israfın kendisi ayrıca Kategori 5 – Atık'ta da görünebilir)
  • Yıl sonu stoğu → satın alındığı yılın envanterinde kalır, taşınmaz
  • İade ettiğiniz mallar → genelde net satın alma (brüt alım – iadeler) üzerinden hesaplanır
  • Fazla sipariş verip kullanmadığınız yazılım lisansları, hizmet abonelikleri → yine satın alındıkları için dahildir

Dikkat edilmesi gereken tek istisna:

Eğer harcama bazlı yöntem (spend-based) kullanıyorsanız, zaten faturalandığı yıl üzerinden gidersiniz — bu da otomatik olarak "satın alma yılı" mantığıyla örtüşür. Ancak miktar bazlı yöntemde (kg, adet) şirketler bazen "tüketim" ile "satın alma"yı karıştırıyor; burada doğru olan satın alınan miktardır.

Özet Tablo:

Durum Kategori 1'e dahil mi?
Alındı, kullanıldı Evet
Alındı, stokta bekliyor Evet
Alındı, bozuldu/atıldı Evet
Alınmadı, gelecek yıl alınacak Hayır

İpucu: Muhasebenizde "satın alma" kalemi neyse, Kategori 1 hesabında da onu esas alın. Böylece yıldan yıla karşılaştırılabilir ve denetlenebilir bir envanter olur.

SORU: Satın aldığımız bir girdiyi kullanmadan satarsak hangi emisyonları dikkate alırız?

Bu durum genelde ticaret şirketleri, distribütörler veya fazla stokunu başka bir firmaya devreden üreticiler için önemli. Senaryo: satın aldınız → kullanmadan (işlemeden) olduğu gibi sattınız. Bu durumda ürün sizin için bir "ara taşıyıcı" gibi davranır.

Hesaba katmanız gerekenler:

  • Kategori 1 – Satın Alınan Mal ve Hizmetler (DAHİL): Ürünü satın aldığınız anda tedarikçinin üretim emisyonları sizin envanterinize girer.
  • Kategori 4 – Upstream Taşımacılık (DAHİL olabilir): Ürünü size getiren nakliyenin bedelini siz ödediyseniz.
  • Kategori 9 – Downstream Taşımacılık (DAHİL olabilir): Ürünü müşterinize gönderirken oluşan taşımacılık emisyonları.
  • Kategori 11 – Satılan Ürünlerin Kullanımı (DAHİL): Ürünü kendiniz kullanmasanız da sattığınız için müşterinin kullanırken salacağı emisyonlar sizin Kategori 11'inize girer.
  • Kategori 12 – Ömür Sonu (DAHİL): Aynı mantıkla, sattığınız ürünün ömrü bittiğinde oluşacak atık emisyonları da sizindir.

Özet Tablo:

Kategori Dahil mi? Gerekçe
Kat. 1 – Satın alma Evet Ürün alındı
Kat. 4 – Upstream nakliye Evet (ödediyseniz) Size geliş
Kat. 9 – Downstream nakliye Evet Müşteriye gidiş
Kat. 11 – Kullanım Evet Siz sattınız
Kat. 12 – Ömür sonu Evet Siz sattınız

Önemli uyarı – Çift sayım riski:

Eğer sizin müşteriniz de GHG raporlaması yapıyorsa, o da aynı ürünü Kategori 1'inde raporlayacaktır. Bu, Scope 3'te kasıtlı bir çift sayımdır ve normaldir — her şirket değer zincirindeki kendi sorumluluğunu raporlar.

Ticaret/distribütör şirketleri için özel durum:

Eğer iş modeliniz tamamen ticaret ise (örneğin emtia alım-satımı), GHG Protokolü ürünün kullanım emisyonlarının yani Kategori 11'in hesaplanmasını yine de tavsiye eder çünkü piyasaya o ürünün sunulmasında aktif rolünüz vardır. Bazı sektör kılavuzları (örneğin petrol ticareti) bu konuda ek rehberlik sunar.

SORU: Peki biz e-ticaret firmasıysak, satıcı ve alıcıyı e-ticaret platformunda bir araya getiriyorsak?

E-ticaret platformları (marketplace modeli) GHG Protokolü açısından özel bir durumdur çünkü klasik "al-sat" mantığına uymaz. Burada iş modelinin türü her şeyi belirler.

İki farklı e-ticaret modeli var

  • Model A – Marketplace (Aracı platform): Trendyol, Hepsiburada, Amazon Marketplace, eBay gibi — satıcı ve alıcıyı buluşturursunuz, ürün sizin envanterinize hiç girmez, fatura satıcıdan alıcıya kesilir. Siz komisyon alırsınız.
  • Model B – First-party satıcı (1P): Ürünü siz satın alır, stoklar, kendi adınıza satarsınız. Bu, klasik "satın al-sat" senaryosudur.

Çoğu büyük e-ticaret firması hibrit çalışır (hem 1P hem 3P). Her modelin emisyon muhasebesi ayrıdır.

Saf Marketplace modeli için durum

Ürün hiçbir zaman sizin mülkiyetinize geçmediği için klasik Kategori 1, 11, 12 yükümlülüğü size ait değildir. Ama platform olarak size ait olan farklı emisyon kaynakları vardır.

Scope 1 – Doğrudan emisyonlar:

  • Varsa şirket araçları, jeneratörler, ofis ısıtması (doğalgaz)

Scope 2 – Satın alınan enerji:

  • Ofis, veri merkezi ve depoların elektriği (çok önemli, e-ticarette büyük kalem)

Scope 3 – Dolaylı emisyonlar:

Kategori Durum Açıklama
Kat. 1 – Satın alınan mal ve hizmetler Evet Bulut/sunucu hizmetleri, yazılım lisansları, pazarlama, ofis malzemeleri, markalı ambalaj
Kat. 2 – Sermaye malları Evet Sunucular, ofis ekipmanları, depo makineleri
Kat. 3 – Yakıt ve enerji ilişkili Evet Scope 1-2'nin upstream'i
Kat. 4 – Upstream nakliye Duruma göre Fulfillment hizmeti veriyorsanız (FBA benzeri) dahil
Kat. 5 – Operasyon atıkları Evet Ofis ve depo atıkları
Kat. 6 – İş seyahatleri Evet
Kat. 7 – Çalışan ulaşımı Evet
Kat. 9 – Downstream nakliye Duruma göre Son-mil teslimat platform üzerinden organize ediliyorsa
Kat. 11 – Satılan ürün kullanımı Hayır Ürün sizin değil
Kat. 12 – Ömür sonu Hayır Ürün sizin değil

"Facilitated Emissions" (Kolaylaştırılan Emisyonlar) kavramı

Finans sektöründen (PCAF metodolojisi) esinlenerek, marketplace'lerin de kendi platformları üzerinden gerçekleşen ticaretin emisyonlarını ayrı bir kategoride gönüllü olarak raporlaması öneriliyor. CDP ve bazı ESG raporlama standartları bunu teşvik ediyor. Zorunlu değil ama şeffaflık açısından önemli.

Lojistik — Dikkat edilecek detay

E-ticarette en büyük emisyon kalemi genelde son-mil teslimattır. Kargoyu kim organize ediyor sorusu kritiktir:

  • Satıcı kendi kargosunu seçiyorsa → Emisyon satıcıya aittir, size değil
  • Platform kargo anlaşması yapıp satıcılara sunuyorsa → Kategori 4 veya 9'da sizin olur
  • Platform kendi fulfillment'ını işletiyorsa → Hem Scope 1-2 (depo) hem Kategori 9 (kargo) sizindir
  • İade lojistiği → Genelde platform organize eder, bu da size aittir

SORU: Peki örneğin Mercedes Ankara bayisi. Burada durum ne?

Otomotiv bayiliği modeli de özel bir durumdur. "Bayi" ile "üretici" arasındaki ilişki klasik al-sat mı, aracılık mı sorusunu gündeme getirir.

Önce kritik ayrım: Bayi hangi modelle çalışıyor?

  • Model A – Yetkili satıcı / Dealer (Türkiye'de yaygın): Bayi araçları Mercedes-Benz Türk'ten satın alır, kendi envanterine koyar, kendi adına satar. Araç bir süre bayinin mülkiyetindedir.
  • Model B – Komisyoncu / Agent model (Avrupa'da yaygınlaşıyor): Mercedes-Benz doğrudan müşteriye satar, bayi sadece satış ve teslimat hizmeti verir, komisyon alır.

Türkiye'de çoğunlukla hâlâ klasik dealer modeli uygulanıyor. Dealer modeli için emisyon haritası aşağıdadır.

Mercedes Ankara Bayisi için emisyon haritası

Scope 1 – Doğrudan emisyonlar:

  • Showroom ve servis ısıtması (doğalgaz kazanı)
  • Servis atölyesindeki ekipmanlar (kompresör, boya fırını vb.)
  • Test sürüşü araçları, servis araçları, çekiciler
  • Jeneratörler
  • Klima soğutucu gaz kaçakları (F-gaz)

Scope 2 – Satın alınan enerji:

  • Showroom, ofis, servis, depo elektriği
  • Şarj istasyonlarının elektriği (bayide EV varsa)

Scope 3 – Dolaylı emisyonlar:

Kategori Durum Açıklama
Kat. 1 – Satın alınan mal/hizmet Çok büyük Mercedes'ten alınan araçların üretim emisyonu + yedek parçalar, yağlar, lastikler, pazarlama
Kat. 2 – Sermaye malları Evet Servis ekipmanları, lift, test cihazları, bina yatırımları
Kat. 3 – Yakıt/enerji ilişkili Evet Scope 1-2'nin upstream'i
Kat. 4 – Upstream nakliye Evet Araçların fabrikadan/limandan bayiye getirilmesi
Kat. 5 – Atık Evet Atık yağ, lastik, hurda parça, ambalaj
Kat. 6 – İş seyahatleri Evet
Kat. 7 – Çalışan ulaşımı Evet
Kat. 9 – Downstream nakliye Duruma göre Araç müşteriye teslimatı (genelde müşteri gelip alır)
Kat. 11 – Kullanım EN BÜYÜK Sattığınız araçların ömür boyu yakıt/elektrik tüketimi
Kat. 12 – Ömür sonu Evet Sattığınız araçların hurdaya ayrılması

Kritik nokta — Otomotiv bayisinde emisyon dengesizdir

  • Scope 1 + 2: Toplamın %1-2'si
  • Kategori 1 (araç üretim emisyonu): %15-25
  • Kategori 11 (satılan araçların kullanımı): %70-85

Sattığınız her aracın gelecek 10-15 yılda atmosfere salacağı CO₂ sizin Scope 3 envanterinize girer.

Örnek hesap — Ortalama bir Mercedes C-Serisi benzinli:

  • Yıllık ~15.000 km, 6.5 L/100km tüketim, 15 yıl ömür
  • Ömür boyu ~33 ton CO₂ (sadece tailpipe/yakıt yanması)
  • Bayide yılda 500 araç sattıysanız: 500 × 33 = 16.500 ton CO₂ sadece Kategori 11'den

Karşılaştırma: Bayinin Scope 1+2 toplamı yıllık 200-400 ton civarıdır. Yani Kategori 11, operasyonel emisyonlarınızın 40-80 katıdır.

EV ve PHEV dönüşümünün etkisi

Mercedes'in EQ serisi gibi elektrikli araçlar sattığınızda Kategori 11 hesabınız ciddi şekilde değişir: tailpipe emisyonu sıfır olur; kullanım emisyonu = araç ömrü boyunca harcayacağı elektrik × şebeke emisyon faktörü (Türkiye'de ~0.4 kg CO₂/kWh) olur. Bu klasik içten yanmalı motora göre %50-70 daha düşük çıkar.

SORU: Bu aracın üreticisi de bayisi de ürün kullanımı ve life cycle emisyonlarını hesaplayacak. Bu durumda ne olacak?

Cevap kısaca: Evet, ikisi de hesaplar ve bu bilinçli bir çift sayımdır. Scope 3 muhasebesinin en çok tartışılan konularından biri budur.

GHG Protokolü'nün temel ilkesi: Değer zinciri sorumluluğu

Scope 3'ün kuruluş mantığı şudur: Bir şirketin iklim etkisi sadece kendi bacasından çıkan emisyonlarla sınırlı değildir. Satın aldığı, sattığı, finanse ettiği her şey onun etki alanındadır ve kurumsal sorumluluğunun parçasıdır. Bu yüzden aynı fiziksel emisyon, değer zincirindeki her aktörün raporunda görünür. Buna "intentional double counting" (kasıtlı çift sayım) denir ve bir hata değil, bir özelliktir.

Mercedes C-Serisi örneği üzerinden 40 tonluk emisyonun yolculuğu

Aktör Nerede raporlar Miktar
Çelik/alüminyum tedarikçisi Kendi Scope 1-2 (üretim) ~2 ton
Mercedes-Benz (üretici) Kategori 1 (hammaddeler) ~7 ton
Mercedes-Benz Scope 1-2 (fabrika) ~1 ton
Mercedes-Benz Kategori 11 (kullanım) ~30 ton
Ankara Bayisi Kategori 1 (satın alınan araç) ~8 ton
Ankara Bayisi Kategori 11 (kullanım) ~30 ton
Son kullanıcı Scope 1 / kişisel ayak izi ~30 ton
Akaryakıt şirketi Kategori 11 (sattığı yakıt) ~30 ton

Aynı 30 ton kullanım emisyonu en az 4 farklı şirketin raporunda görünüyor. Bu bir hata değil.

Neden bu sistem böyle tasarlandı?

  • Her aktörün etki alanı farklıdır: Mercedes tasarımı ve yakıt verimliliğini belirler; bayi hangi modelleri ne kadar sattığını kontrol eder; son kullanıcı nasıl sürdüğünü kontrol eder.
  • Dekarbonizasyon baskısını yayar: Çift sayım, değer zinciri boyunca baskının yayılmasını sağlar.
  • Müşteri baskısı mekanizması: Kurumsal müşteri her iki taraftan da düşük karbonlu seçenek talep edebilir.

Ama bu bir sorun yaratıyor mu?

  • Toplama hatası: Tüm şirketlerin Scope 3'leri toplansa dünyanın gerçek emisyonlarından kat kat fazlası çıkar. Bu yüzden ülke/küresel envanterler Scope 3 verisiyle toplanmaz, sadece Scope 1 üzerinden toplanır.
  • Hedefleme karmaşası: Hem Mercedes hem bayi aynı fiziksel emisyonu hedefliyor. SBTi bu yüzden "ambition overlap" kavramını gündeme getirdi ama henüz tam çözülmedi.

Bayi açısından pratikte ne yapmalı?

  1. Çift sayımdan çekinme, raporla. Bu standardın gereği.
  2. Raporunda şeffaflık notu ekle: "Kategori 11 emisyonlarımız, Mercedes-Benz'in kurumsal Scope 3 raporunda da yer almaktadır. Bu, değer zinciri muhasebesinin doğası gereğidir."
  3. Kendi etki alanını vurgula: Satış karması, müşteri eğitimi, şarj altyapısı, ikinci el EV programı gibi bayi-spesifik kaldıraçlar.
  4. Mercedes-Benz Türk ile varsayım tutarlılığı sağla: araç başı km, ömür, yakıt tüketim varsayımları aynı olsun.
  5. Mümkünse Mercedes'in kurumsal hedeflerine bağlantılı bir yerel hedef koy.

Özetle: Aynı aracın kullanım emisyonunu hem üretici hem bayi hesaplar — ve bu doğru davranıştır. Sistem aynı emisyonu farklı açılardan gören aktörlerin kendi etki alanlarında hareket etmesini teşvik etmek için böyle kurulmuştur. Çift sayım bir bug değil, bir feature.

SORU: Biz çimento üretiyor olsak. Bu çimento satıldıktan sonra beton oluyor ve atık betondan geliyor. Burada çimento life cycle emisyonu hesaplanacak mı?

Çimento sektörü Scope 3 muhasebesinin en karmaşık ve en çok tartışılan örneklerinden biridir. Çünkü çimento, "ara ürün" (intermediate product) kategorisine girer ve bu GHG Protokolü'nde özel bir kurala tabidir.

Temel ayrım: Nihai ürün mü, ara ürün mü?

  • Nihai ürün (final product): Son kullanıcıya ulaşan, kullanıma hazır ürün. Otomobil, buzdolabı, gömlek gibi. Kullanım ve ömür sonu emisyonları nettir.
  • Ara ürün (intermediate product): Başka bir ürüne girdi olan ürün. Çelik, plastik granül, kimyasal, çimento gibi. Nihai kullanımı müşterinin ne yapacağına bağlıdır.

Çimento açıkça bir ara üründür — beton, harç, prekast eleman üretmek için kullanılır.

GHG Protokolü'nün ara ürünler için kuralı

Protokol, ara ürünler için Kategori 11 (Use of Sold Products) hesaplamasını zorunlu tutmaz. Çünkü çimento üreticisi şunları bilmez ve kontrol edemez:

  • Çimento hangi beton karışımında kullanılacak?
  • O beton hangi yapıda (yol, konut, baraj, köprü) kullanılacak?
  • Yapı ne kadar ömür sürecek?
  • Yapı yıkıldığında beton ne olacak?

Bu belirsizlikler o kadar büyüktür ki, tahmin yapmak raporlamayı anlamsızlaştırır.

Çimento üreticisi ne hesaplar, ne hesaplamaz?

Scope 1 – Doğrudan emisyonlar (ÇOK BÜYÜK):

  • Kalsinasyon (proses emisyonu): CaCO₃ → CaO + CO₂. Toplam çimento emisyonlarının ~%60'ını oluşturur. Enerjiden bağımsızdır, sadece kimyadan gelir.
  • Yakıt yanması: Döner fırında kömür, petrokok, alternatif yakıtlar → ~%30-35
  • Araç ve ekipman yakıtları

Scope 2 – Satın alınan elektrik:

  • Öğütme, fanlar, aydınlatma → toplam emisyonun ~%5-10'u

Scope 3 – Dolaylı:

Kategori Durum Açıklama
Kat. 1 – Satın alınan mal/hizmet Evet Klinker, kalker, alçı, tras, uçucu kül, cüruf, ambalaj
Kat. 2 – Sermaye malları Evet Fırın, değirmen, silo yatırımları
Kat. 3 – Yakıt/enerji ilişkili Evet Kömür/petrokok upstream emisyonları
Kat. 4 – Upstream nakliye Evet Hammadde ve yakıt taşımacılığı
Kat. 5 – Atık Evet Proses atıkları
Kat. 9 – Downstream nakliye Evet Çimentoyu müşteriye taşıma (büyük kalem)
Kat. 11 – Kullanım Opsiyonel Çimento "kullanılmaz", başka ürüne girdi olur
Kat. 12 – Ömür sonu Opsiyonel Çimentonun kendi başına ömür sonu yoktur

"Optional reporting" kuralı

GHG Protokolü, ara ürünler için Kategori 11'i opsiyonel olarak tanımlar: eğer ürünün son kullanımı hakkında makul varsayımlar yapabiliyor ve bu bilgi paydaşlar için anlamlı ise, Kategori 11'de "use of intermediate products" alt-kategorisi olarak raporlanabilir.

Bazı büyük çimento üreticileri (Holcim, Heidelberg Materials, CEMEX) bunu gönüllü olarak yapıyor:

  1. Satılan çimentonun tipik beton karışımına girdiği oranı varsayıyorlar (1 ton çimento → ~6-7 m³ beton)
  2. Betonun tipik kullanım ömrünü varsayıyorlar (50-100 yıl)
  3. Beton karbonatlaşma yoluyla CO₂ absorblar — bu negatif emisyondur
  4. Ömür sonunda yıkım, taşıma ve geri dönüşüm emisyonlarını hesaplıyorlar

Karbonatlaşma — çimento sektörünün özel konusu

Çimento üretiminde kalsinasyonla salınan CO₂'nin bir kısmı, beton ömrü boyunca atmosferden geri emilir. Buna "recarbonation" veya "carbon uptake" denir.

  • Beton yüzeyi zamanla atmosferik CO₂ ile reaksiyona girer
  • 100 yıllık bir yapı ömrü boyunca, orijinal kalsinasyon emisyonunun %20-25'i geri emilebilir
  • Ömür sonunda beton kırılıp agrega olarak kullanılırsa yüzey alanı artar ve karbonatlaşma hızlanır

IPCC 2019 Refinement'ta bu resmi olarak tanınıyor ve bazı ülkeler ulusal envanterlerinde negatif emisyon olarak raporluyor.

Sektörde iki farklı okul

Muhafazakar okul (Türkiye'deki çoğu üretici dahil):

  • Kategori 11 ve 12 raporlanmaz
  • "Çimento ara üründür, son kullanımı bizim kontrolümüzde değil"
  • Scope 1-2 + operasyonel Scope 3 kategorilerine odaklanılır

Lider okul (Global büyük oyuncular):

  • Kategori 11 "use of intermediate products" olarak raporlanır
  • Beton ömrü varsayımları ve karbonatlaşma dahil edilir
  • Düşük karbonlu çimento (CEM II, CEM III, kalsine kil) ve klinker ikame oranının etkisi gösterilir
  • Müşterilere EPD (Environmental Product Declaration) verisi sağlar

CBAM ve CSRD uyarısı

AB'ye çimento ihraç ediyorsanız CBAM kapsamındasınız. CBAM sadece ürünün gömülü karbonunu (cradle-to-gate) ister. Ömür boyu ve ömür sonu emisyonlarını istemez. Yani CBAM raporlaması Kategori 11'den bağımsızdır. Ama CSRD giderek Kategori 11 raporlamasını da bekliyor.

Özet tablo

Emisyon türü Raporlanır mı?
Scope 1 (fırın + kalsinasyon) Zorunlu, en büyük kalem
Scope 2 (elektrik) Zorunlu
Scope 3 operasyonel (Kat 1, 3, 4, 9) Zorunlu
Kategori 11 (kullanım) Opsiyonel, tavsiye ediliyor
Kategori 12 (ömür sonu) Opsiyonel
Karbonatlaşma (negatif) Opsiyonel, artan ilgi

Çimentoda Kategori 11 muhakeme gerektiren bir karardır. Strateji, pazar ve paydaş beklentileri bu kararı belirler.

SORU: Bir holdingin 5 fabrikası var ve bu fabrikalar birbirlerinden ürün alıp verebiliyor. Ayrı ayrı tesis bazlı ve konsolide raporlamada neye dikkat edilmesi gerekir?

Grup içi (intercompany) ticaret, GHG raporlamasında en çok hata yapılan alanlardan biridir. Hem metodolojik hem de organizasyonel boyutları vardır.

Önce temel kavram: Organizational Boundary (Kurumsal Sınır)

GHG Protokolü, raporlamaya başlamadan önce kurumsal sınırın çizilmesini şart koşar. İki farklı yaklaşım vardır:

  • Equity Share yaklaşımı: Holding'in her iştirakteki ekonomik payına göre emisyonlar oranlanır (örneğin %70 hisse → emisyonun %70'i).
  • Financial control: Finansal karar alma yetkisi kimdeyse emisyonun %100'ü onundur.
  • Operational control: Operasyonel politikaları kim belirliyorsa emisyonun %100'ü onundur (en yaygın tercih edilen).

Bir kez seçilen yaklaşım tüm gruba tutarlı şekilde uygulanmalıdır. Karışık ortaklıklar varsa (JV'ler, azınlık payları) seçim her şeyi değiştirir.

Tesis Bazlı (Site-Level) Raporlama

Her fabrika kendi ayrı bir "muhasebe birimi" gibi ele alınır. Bağımsız bir şirketmiş gibi hesaplanır. Grup içi ticaret sıradan al-sat gibi davranır.

Örnek: Fabrika A çelik üretip Fabrika B'ye satıyor.

  • Fabrika A: Scope 1 = kendi fırını; Kategori 11 = B'ye satılan çelik (ara ürün, opsiyonel)
  • Fabrika B: Kategori 1 = A'dan aldığı çelik (üretim emisyonuyla birlikte)

Tesis bazlı raporlamanın avantajları:

  • Tesis bazında benchmark yapılabilir (ton başına CO₂, kWh başına CO₂)
  • Tesis yöneticilerinin performansını ölçmek için idealdir
  • ISO 14064-1 tesis sertifikasyonu için bu yapı gerekir
  • EPD (ürün karbon ayak izi) hazırlamak mümkün olur

Konsolide (Grup) Raporlama

Holding'in tamamı tek bir kurumsal varlık olarak görülür. Fabrikalar arasındaki ticaret grup içi işlemdir ve dışarıya emisyon yaratmaz.

Kritik kural — Grup içi işlemler elimine edilir:

  • Grubun Scope 1'i = Tüm 5 fabrikanın Scope 1 toplamı (eliminasyon yok, gerçek atmosferik emisyon)
  • Grubun Scope 2'si = Tüm 5 fabrikanın Scope 2 toplamı (eliminasyon yok)
  • Grubun Kategori 1'i = Sadece grup DIŞINDAN alınan girdiler (grup içi transferler HARİÇ)
  • Grubun Kategori 11'i = Sadece grup DIŞINA satılan ürünlerin kullanımı (ara grup içi transferler HARİÇ)

Konsolide raporlamada bu eliminasyon şarttır; aksi halde grup kendi emisyonunu 2-3 kat fazla gösterir.

İki raporlama arasındaki ilişki

Senaryo: Fabrika A → B'ye 1000 ton çelik satıyor. A'nın üretim emisyonu 2000 ton CO₂.

Kalem Fabrika A Fabrika B Grup Konsolide
A'nın fırın emisyonu (Scope 1) 2000 ton 2000 ton
B'nin Kat. 1 (A'dan alım) 2000 ton 0 (elimine)
A'nın Kat. 11 (B'ye satış) Opsiyonel 0 (elimine)
TOPLAM 2000+ 2000 2000 ton

Tesis bazlı raporların toplamı her zaman konsolideden büyüktür. Fark tam olarak grup içi işlemlerin yarattığı tekrardır.

Pratikte dikkat edilecekler

Veri toplama altyapısı:

Her fabrikanın ERP veya karbon muhasebe sistemine "Grup içi mi, grup dışı mı?" alanı eklenmelidir. Tedarikçi ve müşteri kodlarında iç/dış ayrımı şarttır. Aksi halde konsolidasyonda manuel düzeltme kabus olur.

Transfer fiyatlaması tuzağı:

Harcama bazlı yöntem kullanıyorsanız, grup içi transfer fiyatları piyasa fiyatından farklı olabilir. Çözüm: intercompany işlemlerde miktar bazlı (ton, kWh, adet) gitmek.

Emisyon faktörü tutarlılığı:

Tüm fabrikaların aynı emisyon faktörü veritabanını kullanması gerekir. Grup için ortak bir emisyon faktörü rehberi yayınlanmalıdır.

Kapsama yılı ve zamanlama:

5 fabrika aynı raporlama dönemini kullanmalı. Birisi takvim yılı, diğeri mali yıl olursa konsolidasyon kayar.

Sınırlar ve kapsam değişiklikleri:

M&A sonrası base year (baz yıl) yeniden hesaplanmalıdır. Yapısal değişiklik baz yılı emisyonlarının %5'ini aşıyorsa baz yıl güncellenmelidir.

Özel durum: Enerji akışları

Fabrikalar arasında sadece ürün değil, enerji de akıyor olabilir (kojenerasyon, ortak buhar hattı, atık ısı geri kazanımı):

  • Tesis bazlı: A'nın ürettiği enerjinin Scope 1'i A'da, B'nin kullanımı B'nin Scope 2'sidir.
  • Konsolide: A'nın Scope 1'i B'nin Scope 2 yakıt kaynaklı emisyonunu da içerdiği için B'nin Scope 2'si sıfırlanır (yoksa çift sayım).

Özel durum: Çift yönlü ticaret

Fabrikalar birbirlerinden hem alıp hem veriyorsa (özellikle kimya/petrokimya'da yaygın), eliminasyon matrisi şart olur. Hangi tesis hangi tesisten ne aldı/verdi her raporlama döneminde güncellenmelidir.

Veren \ Alan Fab. A Fab. B Fab. C Fab. D Fab. E
Fab. A X ton Y ton
Fab. B Z ton
Fab. C W ton V ton
Fab. D
Fab. E

Hangi raporlama nerede kullanılır?

Kullanım amacı Uygun raporlama Neden
CDP, CSRD, halka açık rapor Konsolide Paydaş grubun tamamını görür
SBTi hedef koyma Konsolide Grup bazında hedef
CBAM Tesis bazlı Ürün bazlı, tesis çıkışı esas
EPD (ürün karbon ayak izi) Tesis bazlı Ürün hangi tesisten çıkıyor
Tesis yöneticisi performansı Tesis bazlı Lokal sorumluluk
Yatırım kararları / benchmark Tesis bazlı Verimlilik kıyası
ISO 14064-1 sertifikası Her ikisi mümkün Sertifika seviyesine göre

İkisi de gerekli — birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.

Yapılmaması gerekenler

  • Tesis raporlarını basitçe toplayıp "grup raporu" diye sunmak (çift sayım)
  • Grup içi tedarikçiyi dış tedarikçiyle karıştırmak
  • Tesisler farklı emisyon faktörü kullanırken konsolide etmek
  • Base year'ı güncellemeden büyük M&A sonrası raporlama yapmak

Yapılması gerekenler

  • Grup seviyesinde tek bir GHG metodoloji rehberi yayınla
  • Intercompany transaction register tut (eliminasyon matrisi)
  • ERP'de mutlaka "intercompany" flag'i ekle
  • Grup seviyesinde merkezi bir karbon muhasebe sistemi kur (SAP EHS, Persefoni, Watershed vb.)
  • Doğrulamayı (verification) her iki seviyede de yaptır
  • Yıllık consistency check: Tesis toplamı - eliminasyonlar = Konsolide. Fark varsa araştır.

5 fabrikalı holding için kısa checklist

Başlangıçta:

  • Organizational boundary seçildi mi? (equity / financial / operational control)
  • Tüm 5 fabrikaya uygulandı mı?
  • Base year seçildi ve dondurlandı mı?
  • Grup metodoloji rehberi hazır mı?
  • Emisyon faktörü kütüphanesi merkezileştirildi mi?

Yıllık süreçte:

  • Her tesis kendi Scope 1-2-3'ünü topladı mı?
  • Intercompany matrisi dolduruldu mu?
  • Grup içi eliminasyonlar yapıldı mı?
  • Tesis toplamı ve konsolide arasındaki fark açıklanabiliyor mu?
  • Tesis raporları ve grup raporu tutarlı mı?
  • Verification yapıldı mı?

Bu rehber, GHG Protokolü Corporate Value Chain (Scope 3) Standard'a dayalı genel bilgi amaçlıdır. Spesifik uygulamalar için sektörel kılavuzlara ve uzman görüşüne başvurulmalıdır.

 

Telefon WhatsApp